TATİL ARA

Dalyan Tarihi

 Kaunos, kuruluşundan bu yana tuz, tuzlu balık ve incirleriyle tanınmıştır. Kaunos'un en parlak döneminin, kuruluşuyla M. Ö. 5. Yüzyıl arasında olduğu sanılıyor. Kaunos tarih boyunca çeşitli uygarlıklara sahne olduğu için kentte çok farklı yapı teknikleri görülür. Şehir surlarından da kentin o dönem ölçülerine göre çok büyük olduğu anlaşılır.

Efsaneye göre Apollon'un oğlu olan Karya Kralı Miletos'un biri erkek biri kız olmak üzere ikiz çocukları dünyaya gelir. Erkek olana Kaunos, kız olana Byblis adi verilir. İkizler birbirini çok sever. Byblis'in erkek kardeşine olan sevgisi o kadar büyüktür ki, onu biran görmese huzuru kaçar. Byblis'in bu sevgisi artık kardeş sevgisini asmaya başlamıştır. Bir gün Byblis dayanamaz, kardeşine bir mektup yazar ve sevgisini açıklar. Bu durumu öğrenen Kaunos çok üzülür ve utanç duyar, en çıkar yolun kenti terk etmek olduğuna karar verir ve yandaşlarından bir grup ile beraber, bugün kalıntılarını gördüğümüz Kaunos kentinin bulunduğu yere gelir. Ve burada bir kent kurarak kente kendi adını verir. Byblis ise bir daha ikiz kardeşini görememenin üzüntüsü ile çılgına döner, onu aramak için dağlara doğru koşar, gözyaşları sel gibidir. Kardeşini bulamayacağını anlayan Byblis, hayatına son vermek ister ve yüksek bir kayanın üzerinden kendini atar. Nympeler (Su Kaynağı Tanrıçaları) ona acır ve Byblis'i bir pınara dönüştürürler. Efsane bu ya, derler ki, Calbis Nehri ( Dalaman Çayı ) Byblis'in gözyaşlarından oluşmaktadır.

Antik çağda önemli bir liman konumunda olan şehir, Dalyan Deltası’nın oluşması nedeniyle bugün deniz kıyısından uzaklaşmıştır. Antik çağın önemli coğrafyacısı Strabon (Skylaks) "Kaunos kıyıdadır ve Calbis yanında akar." demiştir. Kaunos coğrafi durumu göz önüne alındığında Karye'nin güney kıyısında Rodos'un karşısındadır. Çevresi, kuzeyde Menderes ovasına açılan dağlarla, bati yönde ise denize bakan Kaya mezarları ve vadileriyle Karye'nin öteki kısımlarından ayrılmış, yüzünü doğuya ve güneydeki Likya'ya çevirmiştir.